Vajinismus: İstemek Ama Yapamamak Cinsel birlikteliği istemesine rağmen birleşme anında yoğun kaygı yaşayan, istemsiz kasılan ve bu nedenle cinsel ilişkiyi gerçekleştirmekte zorlanan pek çok kadın var.
Vajinismus: İstemek Ama Yapamamak Cinsel birlikteliği istemesine rağmen birleşme anında yoğun kaygı yaşayan, istemsiz kasılan ve bu nedenle cinsel ilişkiyi gerçekleştirmekte zorlanan pek çok kadın var.
Çiftlerin aynı konularda tekrar tekrar tartışması, her zaman yalnızca tartışılan olayla ilgili olmayabilir. İlişkilerde karşılanmamış duygusal ihtiyaçlar, farklı beklentiler ve birbirinin tepkilerini tetikleyen iletişim örüntüleri zamanla bir kısır döngü oluşturabilir. Bu yazıda çiftlerin neden benz
Koşulsuz sevgi; sınırsızlık değil, bilinçli bir farkındalıktır. Gerçek sevgi, sınırlarıyla birlikte güvenli, kabullü ve sürdürülebilirdir. Ebeveynlikte dengenin inceliği de tam burada gizlidir: Çocuğuna hem sevginin sıcaklığını hem de psikolojik sınırların güvenini verebilmekte.
Duygusal açlık, zayıflık ya da iradesizlik değil; çoğu zaman bireyin duygularıyla baş edebilmek için öğrendiği bir yoldur. Bu nedenle çözüm, kendini sürekli kontrol etmeye çalışmak ya da yeme davranışı üzerinden kendini suçlamak değildir. Asıl dönüşüm; durup fark edebildiğimizde başlar.
Sürekli telefona gitmemiz bir zayıflık ya da irade eksikliği değildir.Bu, beynin doğal ödül sisteminin dijital dünya tarafından sürekli tetiklemesinin sonucudur. Ancak bu döngü fark edildiğinde değiştirilebilir.Çünkü insan zihni sadece tüketmek için değil; anlamak, hissetmek ve bağ kurmak için vardr
“Yaşadığım şey gerçekten geçmişte mi kaldı, yoksa geçmiş bugünümün içinde hâlâ konuşmaya devam mı ediyor?” Bazen iyileşmek, geçmişi susturmak değildir. Geçmişin sesini duyup artık bugünün kararlarını onun vermesine izin vermemektir.
Sınav kaygısı, kaygı, anksiyete, stres
Sürekli iyi hissetme çabası bazen sıkıntıyı artırabilir. Bu yazı, olumsuz duyguların neden doğal olduğunu, onları kontrol etme baskısının nasıl ters tepebildiğini ve kabulün ne anlama geldiğini ele alıyor.
Kaygı, yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır. Onu yok etmeye çalışmak yerine tanımak, kabul etmek ve sağlıklı yollarla yönetmeyi öğrenmek çok daha gerçekçi bir hedeftir.
“Hayır demek”, duvar örmek değildir; bilakis kendinize doğru açılan, ışık saçan bir kapıdır. Başkalarının onayını değil, kendi iç huzurunuzu öncülemek demektir. Her reddediş, aslında bir kabul içerir: Kendinizi, ihtiyaçlarınızı ve sınırlarınızı kabul etmek…