Psikolog ara
Beril Sohmen

Beril S.

  • Psikolog
  • Psikoterapist

Deneyim: 

15 yıl

Dil: 

EN

Sertifikalar: 

1

Davet eden: 

Yönetim

  • Sorular
  • Psikolog hakkında
  • Eğitim
  • Değerlendirmeler/Tavsiyeler 0/0
  • Takvim
Ek yetkinlikler:
Hangi konularda yardımcı olabilirim?

Aşağıdaki konularda bireysel terapi için başvurabilirsiniz:

* Kaygı, yoğun endişe ve sürekli tetikte olma hali

* Stres ve günlük yaşamın getirdiği psikolojik zorlanmalar

* Duygu düzenleme güçlükleri

* Öfke kontrolü ve yoğun öfke yaşantıları

* Özgüven ve özsaygı problemleri

* Kendini yetersiz, değersiz veya başarısız hissetme

* Tekrarlayan olumsuz düşünceler ve zihinsel meşguliyet

* Erteleme, motivasyon ve davranış değişikliğiyle ilgili güçlükler

* Karar verme ve yaşamla ilgili önemli seçimlerde zorlanma

* Hayat değişikliklerine ve geçiş dönemlerine uyum sağlama

* İş, kariyer ve akademik yaşam kaynaklı stres

* İlişki içerisinde kendini tekrar eden sağlıksız ilişki döngülerini fark etme

* Ayrılık, boşanma veya ilişki sonrasında yaşanan duygusal süreçler

* Yas ve kayıp süreçleri

* Geçmiş yaşantıların bugünkü duygu, düşünce ve ilişkiler üzerindeki etkileri

* Sınır koymakta zorlanma

* Hayır diyememe ve başkalarının beklentilerine göre yaşama

* Kendini tanıma, ihtiyaçlarını fark etme ve kişisel gelişim

* Tekrarlayan ilişki problemleri ve bağlanma örüntüleri

* Yaşamdan alınan doyumun azalması ve anlam arayışı

Bireysel terapi yalnızca belirgin bir psikolojik problem yaşayan kişiler için değildir. Kendisini daha iyi tanımak, yaşamındaki tekrar eden döngüleri anlamak, ilişkilerini değerlendirmek veya kişisel hedefleri doğrultusunda değişim yaratmak isteyen kişiler de terapi sürecinden yararlanabilir.

ÇİFT TERAPİSİ

Çift terapisi; romantik ilişkide bulunan iki kişinin ilişki içerisinde yaşadığı sorunları, iletişim biçimlerini, ihtiyaçlarını ve birbirleriyle kurdukları etkileşim döngülerini ele almayı amaçlar.

Çift terapisine şu durumlarda başvurabilirsiniz:

* Sürekli tekrarlayan tartışmalar ve çözülemeyen çatışmalar

* İletişim problemleri

* Birbirini anlamakta veya dinlemekte zorlanma

* Duygusal uzaklaşma ve ilişkinin eski yakınlığını kaybetmesi

* Güven problemleri

* Aldatma veya sadakatsizlik sonrasında ilişkinin yeniden değerlendirilmesi

* Kıskançlık ve kontrol davranışları

* İlişkide sınırlar ve özgürlük alanları konusunda anlaşmazlıklar

* Cinsellik ve fiziksel yakınlıkla ilgili ilişki kaynaklı problemler

* Birlikte yaşamaya veya evliliğe geçiş sürecinde yaşanan uyum sorunları

* Evlilik içerisinde rol ve sorumlulukların paylaşılmasıyla ilgili çatışmalar

* Para, iş, sosyal yaşam veya ailelerle ilişkiler nedeniyle yaşanan anlaşmazlıklar

* Çocuk sahibi olma veya çocuk yetiştirme konusunda yaşanan fikir ayrılıkları

* Eşlerin birbirlerinin aileleriyle ilişkilerinden kaynaklanan problemler

* Ayrılık veya boşanma kararının değerlendirilmesi

* Ayrılık sonrasında sağlıklı iletişim kurma ihtiyacı

* İlişkinin devam edip etmeyeceği konusunda yaşanan kararsızlık

* İlişki içerisinde aynı sorunların tekrar tekrar yaşanması

* İlişkiyi güçlendirmek, iletişimi geliştirmek ve duygusal yakınlığı artırmak

Çift terapisi yalnızca ilişkinin ciddi bir kriz yaşadığı dönemlerde başvurulabilecek bir destek değildir. İlişkilerinde belirgin bir problem bulunmasa dahi iletişimlerini güçlendirmek, birbirlerini daha iyi anlamak ve ilişkilerindeki dinamikleri daha sağlıklı hale getirmek isteyen çiftler de terapi sürecine başvurabilir.

AİLE DANIŞMANLIĞI

Aile danışmanlığında sorun yalnızca tek bir birey üzerinden değil, aile içerisindeki ilişkiler ve etkileşimler üzerinden değerlendirilir. Amaç aile üyeleri arasındaki iletişimi güçlendirmek, çatışmaların altında yatan ihtiyaçları anlamak ve aile sisteminin daha sağlıklı işleyebilmesine destek olmaktır.

Aile danışmanlığı için şu durumlarda başvurabilirsiniz:

* Aile üyeleri arasında sürekli yaşanan çatışmalar

* Ebeveynler ve çocuklar arasında iletişim problemleri

* Ergenlik döneminde yaşanan aile içi çatışmalar

* Ebeveynlerin çocuk yetiştirme konusunda farklı tutumlara sahip olması

* Anne-baba rollerinin ve sorumluluklarının paylaşılmasıyla ilgili sorunlar

* Boşanma veya ayrılık sürecinin çocuklarla birlikte yönetilmesi

* Boşanma sonrasında ebeveynler arasındaki iletişim problemleri

* Üvey ebeveyn ve yeniden evlenme sonrasında ortaya çıkan aile içi uyum sorunları

* Yeni bir çocuğun doğumu sonrasında aile dengelerinin değişmesi

* Çocukların evden ayrılması gibi yaşam döngüsü değişiklikleri

* Aile içerisinde sınırların belirlenmesiyle ilgili problemler

* Geniş aile ile ilişkilerden kaynaklanan çatışmalar

* Aile üyelerinin birbirlerini anlamakta ve ihtiyaçlarını ifade etmekte zorlanması

* Aile içerisinde yoğun öfke, kırgınlık veya küslük yaşanması

* Aile üyelerinden birinin yaşadığı problemin tüm aile sistemini etkilemesi

* Aile içerisinde görev ve sorumlulukların paylaşılmasıyla ilgili anlaşmazlıklar

* Önemli yaşam olayları sonrasında aile düzeninin yeniden yapılandırılması

* Aile içerisindeki iletişim ve problem çözme becerilerinin geliştirilmesi

Çalıştığım yaklaşımlar ve yöntemler:

Benim için psikolojik danışmanlık; karşımda oturan kişiye yalnızca bir “sorun” üzerinden bakmak değil, o sorunun arkasındaki insanı anlamaya çalışmaktır.

Her insanın yaşadığı olayın, kurduğu ilişkilerin, verdiği kararların ve geliştirdiği baş etme biçimlerinin kendine özgü bir hikâyesi olduğuna inanıyorum. Bu nedenle terapi sürecinde hazır kalıplardan veya herkese aynı şekilde uygulanan yöntemlerden ziyade, danışanın kendi dünyasını anlamaya ve onun ihtiyaçlarına uygun bir çalışma alanı oluşturmaya önem veriyorum.

Önce insanı görürüm

Bir uzman olarak sahip olduğum akademik ve mesleki bilgi benim için çok önemli; ancak terapi odasında danışanın karşısına yalnızca bilgilerimle çıkmam.

Karşımdaki kişinin kendisini yargılanmadan, küçümsenmeden veya etiketlenmeden ifade edebileceği bir alan yaratmayı önemsiyorum.

İnsanların çoğu zaman yalnızca yaşadıkları olaylardan değil, kendileri hakkında geliştirdikleri düşüncelerden, bastırdıkları duygulardan, söyleyemedikleri ihtiyaçlardan ve tekrar tekrar içerisine girdikleri ilişki döngülerinden dolayı zorlandığını düşünüyorum.

Bu nedenle “Neden böyle yaptın?” sorusundan çok, “Seni bunu yapmaya götüren neydi?” sorusunun peşinden gitmeyi tercih ederim.

Yargılamadan ama gerektiğinde yüzleştirerek

Terapiyi danışana sürekli “haklısın” denilen bir alan olarak görmüyorum.

Bazen kişinin yaşadığı sıkıntının önemli bir bölümünde dış koşullar etkili olabilir; bazen ise kişinin kendi düşünceleri, davranışları, seçimleri veya ilişki kurma biçimleri problemin devam etmesine katkıda bulunabilir.

Benim yaklaşımım; danışanı suçlamak değil, bu noktaları birlikte görünür hale getirmektir.

Gerektiğinde kişinin kendisine dışarıdan bakabilmesine, kendi payını görebilmesine ve uzun zamandır fark etmediği bazı gerçeklerle yüzleşebilmesine yardımcı olmayı önemserim.

Çünkü gerçek değişimin, yalnızca rahatlamaktan değil, fark etmekten geçtiğine inanıyorum.

Sadece “ne oldu?” ile değil, “neden tekrar oluyor?” ile ilgilenirim

Özellikle ilişkilerde aynı problemlerin farklı kişilerle tekrar tekrar yaşanması dikkatimi çeken önemli bir alandır.

Bir tartışmanın yalnızca son yaşanan olaydan ibaret olmayabileceğini; altında karşılanmamış bir ihtiyaç, geçmişten gelen bir öğrenme, iletişim biçimi veya tarafların birbirleriyle kurduğu belirli bir döngü olabileceğini düşünürüm.

Bu nedenle bireysel terapide kişinin kendi ilişki örüntülerini; çift terapisinde ise çiftin birlikte oluşturduğu döngüyü anlamaya çalışırım.

Benim için amaç yalnızca “kim haklı?” sorusunun cevabını bulmak değil, iki insanın neden aynı noktada tekrar tekrar karşı karşıya geldiğini anlamaktır.

İnsan davranışına bütünsel bakarım

Psikoloji eğitimim ve yüksek lisans sürecim bana insan davranışını farklı açılardan değerlendirebilme altyapısı kazandırdı. Klinik alandaki staj deneyimimin yanı sıra uzun yıllar insan kaynakları ve yöneticilik alanında çalışmış olmam da insanları yalnızca terapi odasında değil; iş, ilişkiler, stres, motivasyon, iletişim ve sosyal yaşam içerisinde gözlemleme fırsatı sağladı. (ekapsikoloji.com⁠)

Bu nedenle bir kişinin yaşadığı problemi yalnızca tek bir başlık altında değerlendirmek yerine, kişinin yaşamının bütünü içerisindeki yerini anlamaya çalışırım.

Bazen bir ilişki problemi kişinin kendisiyle ilişkisinden beslenebilir.

Bazen iş hayatındaki yoğun stres aile ilişkilerine taşınabilir.

Bazen öfke olarak görünen şeyin altında kırgınlık veya karşılanmamış bir ihtiyaç olabilir.

Bazen de kişi yıllardır kendisini koruduğunu düşündüğü bir davranış biçiminin aslında bugün hayatını zorlaştırdığını fark edebilir.

Çift ve aile çalışmalarında taraf tutmam

Çift ve aile danışmanlığında benim için önemli ilkelerden biri, terapi odasını “haklı olanı bulma” alanına dönüştürmemektir.

Bir tarafı diğerine karşı desteklemek yerine, ilişkinin nasıl işlediğini anlamaya çalışırım.

Kimin ne söylediğinden çok;

“Birbirinize bunu söylediğinizde aranızda ne oluyor?”

“Bu davranış karşı tarafta ne yaratıyor?”

“Sonrasında o kişi nasıl tepki veriyor?”

ve

“Bu döngü nasıl tekrar tekrar kendini üretiyor?”

sorularına odaklanırım.

Çünkü çoğu ilişkide sorun yalnızca iki kişinin farklı düşünmesi değildir. Asıl sorun, farklılıkların nasıl yönetildiğidir.

Danışanın yerine karar vermem

Terapi sürecinde danışanın hayatıyla ilgili kararları onun yerine vermenin terapistin görevi olduğuna inanmıyorum.

“Boşan.”

“Ayrıl.”

“Devam et.”

“Bunu affet.”

“Bunu yapmalısın.”

gibi kesin hükümler vermek yerine, kişinin kendi kararını daha sağlıklı bir zeminde verebilmesine yardımcı olmayı tercih ederim.

Bazen kişinin ihtiyacı bir karar vermek değil, önce ne istediğini anlayabilmektir.

Benim görevim kişinin hayatını onun adına yönetmek değil; kendi hayatına daha net bakabilmesine yardımcı olmaktır.

Bilimsel bilgi ile insani yaklaşımın birlikte olması gerektiğine inanırım

Psikoterapide yalnızca iyi niyetin yeterli olmadığına inanıyorum. Akademik bilgi, mesleki etik, bilimsel yaklaşım ve sürekli gelişim benim için işin vazgeçilmez parçalarıdır.

Aynı zamanda terapiyi yalnızca tekniklerin uygulanmasından ibaret de görmüyorum.

Bir danışanın kendisini gerçekten anlaşılmış hissetmesi, güvenli bir ilişki kurabilmesi ve yaşadığı deneyimleri açıkça ifade edebilmesi terapi sürecinin önemli bir parçasıdır.

Bu nedenle yaklaşımımın merkezinde hem bilimsel temelli çalışma hem de insanı olduğu haliyle anlayabilme çabası bulunur.

Benim için terapi bir “kusur düzeltme” süreci değildir

İnsanların terapiye gelmesinin her zaman bir “bozuklukları” olduğu anlamına gelmediğini düşünüyorum.

Bazen kişi hayatında bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseder ama tam olarak ne olduğunu anlayamaz.

Bazen aynı ilişki problemini tekrar tekrar yaşar.

Bazen dışarıdan oldukça güçlü görünürken içeride ciddi bir yorgunluk taşır.

Bazen yalnızca kendisini daha iyi anlamak ister.

Bazen de hayatında önemli bir değişimin eşiğindedir ve bu değişimi daha sağlıklı yönetmek ister.

Terapiyi bütün bu süreçlerde kişinin kendisiyle daha dürüst, daha bilinçli ve daha sağlıklı bir ilişki kurabilmesine yardımcı olan bir alan olarak görüyorum.

Bir uzman olarak hedefim

Benim için iyi bir terapi sürecinin sonunda danışanın terapistine daha fazla bağımlı hale gelmesi değil, kendi hayatını daha iyi yönetebilir hale gelmesi önemlidir.

Kendisini daha iyi tanıması,

duygularını daha iyi anlaması,

ihtiyaçlarını ifade edebilmesi,

sınırlarını belirleyebilmesi,

ilişkilerindeki tekrar eden döngüleri fark edebilmesi,

zorlayıcı durumlarla daha sağlıklı baş edebilmesi

ve kendi kararlarının sorumluluğunu daha güçlü biçimde alabilmesi benim için terapötik sürecin önemli kazanımlarıdır.

Ben Beril Söhmen olarak terapi odasına “sizi değiştirmek” için değil, kendinizi daha iyi anlayabilmeniz ve hayatınızda gerçekten değiştirmek istediğiniz şeyleri değiştirebilmeniz için sizinle birlikte çalışmak amacıyla giriyorum.

ODTÜ Psikoloji 2004-2008

ODTÜ Endüstri ve Örgüt Psikolojisi 2008-2010

Yeditepe Üniversitesi Aile Danışmanlığı 2004

Yüksek Lisans
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
14 Eylül 2010

Değerlendirmeler ve tavsiyeler
0/0
Burada henüz değerlendirme yok

Ama! Bu uzman da, terappio.com'daki diğer tüm uzmanlar gibi, ekibimiz tarafından titizlikle doğrulandı ve topluluğa kabul edildi 😌

Burada henüz meslektaş tavsiyesi yok.

Ama! Bu uzman da, terappio.com'daki diğer tüm uzmanlar gibi, ekibimiz tarafından titizlikle doğrulandı ve topluluğa kabul edildi 😌

Sorular ve cevaplar

Psikolog nasıl seçilir bilmiyor musunuz? 🕵️‍♀️

Şu unsurlar yardımcı olabilir:
- Fotoğraf ve video tanıtımı. İlk izlenim edinmenizi sağlar.
- Psikoloğun çalıştığı/çalışmadığı konular ve eğitimi. Sizin konularınızda deneyimi olup olmadığını önceden anlamak için.
- Çalışma formatı. Çevrimiçi veya yüz yüze, şehir, semt, takvim: hepsi sizin rahatlığınız için.
- Ücret. Maddi olarak kendinizi rahat hissedecek misiniz?
- Hisler. Profile karşı içsel tepkinizi dinleyin: sempati, güven, merak, sezginiz; bu da önemli bir ölçüttür.
terappio'daki tüm psikologlar ve psikoterapistler doğrulanmıştır ve uygun eğitime sahiptir. Burada güvenebileceğiniz uzmanlar var.

Ödeme nasıl ve ne zaman yapılır?

Seansların ücretini doğrudan psikoloğa ödersiniz; bizim aracılığımız, ek ödeme veya komisyon olmadan.Psikologlara yüz yüze seanslar için %50, çevrimiçi seanslar için %100 ön ödeme talep etmelerini öneriyoruz. Bu, ödemenin danışan tarafından garanti altına alınması için gereklidir.Ancak bazı psikologlar ödemeyi seanstan sonra da kabul edebilir.Ödeme, her iki taraf için en uygun olan şekilde yapılır. Bunu ve diğer soruları doğrudan sohbette görüşebilirsiniz.

Ücret iadesi alabilir miyim?

Bu konuyu psikoloğunuzla görüşmenizi öneririz. Psikologların seans iptali veya ertelenmesi konusunda kendi politikaları vardır.En yaygın seçenek, değişiklikleri seanstan en az 24 saat önce bildirmeniz koşuluyla ücret iadesi alabilmeniz ya da seansı ek ücret ödemeden erteleyebilmenizdir.Seans zaten gerçekleştiyse veya iptali 24 saatten daha kısa bir süre kala bildirdiyseniz, genellikle iade yapılmaz.Bu, sektörde standart bir uygulamadır ve psikoloğa programını düzenlemesi, mümkünse o saati ihtiyacı olan başka bir danışana sunması için yeterli zaman tanır.

Talep bıraktım. Bana ne zaman yazacaklar?

Talebinizi bıraktıktan sonra psikolog anında bir bildirim ve iletişim bilgilerinizi alır.

Psikologların çoğu, ilk görüşmenin detaylarını belirlemek için 2 saat içinde sizinle iletişime geçer. Talebinizi gece bıraktıysanız, yanıt sabah gelebilir.

Bazı psikologların profillerinde ortalama yanıt süresini de görebilirsiniz. Bu gösterge, bir psikologun talep aldıktan sonra genellikle ne kadar hızlı iletişime geçtiğini anlamanıza yardımcı olur.

Psikolog uzun süre yanıt vermiyorsa veya herhangi bir zorluk yaşarsanız, bize mesajlaşma uygulamasından yazın. İletişim kurmanıza yardımcı olacağız.

Seans iptal edilebilir veya ertelenebilir mi?

Evet, çoğu durumda seansı iptal edebilir veya erteleyebilirsiniz.Her psikoloğun seans iptali veya ertelenmesi konusunda kendi politikası vardır. Bunu kişisel olarak görüşmenizi öneririz.